Bazen tek bir kare, uzun bir cümleden daha çok şey anlatır. Son günlerde sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan “Nihilist Penguen” de tam olarak böyle bir sahne: sürüsünden ayrılıp bambaşka bir yöne yürüyen, sessiz ve yalnız bir penguen… Kimi buna “varoluş krizi” diyor, kimi “hiçlik” hissi. Oysa bu görüntünün bir bağlamı var; ama asıl güçlü yanı, bizde bıraktığı tanıdık duygu.
Lindos olarak mem’leri “sadece komik” oldukları için değil; bazen hayatın ritmine küçük bir ayna tuttukları için seviyoruz. Çünkü o yürüyüş, çoğumuzun zaman zaman hissettiği şeyi hatırlatıyor: Dur. Nefes al. Yönünü yeniden hatırla.
“Nihilist Penguen” olarak anılan video, Werner Herzog’un Antarktika’da geçen belgeselinden internet kültürüne taşınan kısa bir kesit olarak biliniyor. Görüntüde, bir penguenin koloniden ayrılıp tek başına farklı bir yöne yürüdüğü görülüyor. İnternet ise bunu hızla bir duyguya dönüştürdü: “Hiçbir şeyin anlamı yokmuş gibi yürümek.”
Burada küçük bir not önemli: Penguenin gerçekten “nihilist” olup olmadığını bilemeyiz. Mem’in gücü, hayvana bir etiket yapıştırmaktan çok, bizim kendi duygumuzu o yürüyüşe yansıtabilmemizden geliyor.
Bu mem’in bu kadar yayılmasının nedeni aslında çok insani: modern hayatın yorucu ritmi. Sürekli hız, sürekli uyarı, sürekli yapılacaklar… Zihin bazen kendini korumak için “geri çekilir”. Penguenin yürüyüşü de bu hissi çağrıştırıyor:
İşte tam da burada Lindos’un yaklaşımı devreye giriyor: yükü azaltmak, evin havasını yormamak, temizlikte sadeliği geri çağırmak. Çünkü bazen ferahlık, daha fazlasını eklemekten değil; fazlalığı azaltmaktan doğar.
“Nihilist Penguen”i gülüp geçmek kolay. Ama bir an durup dinleyince şunu hatırlatıyor: Doğaya benzeyen bir ritim kurduğumuzda, zihin de beden de rahatlar. Küçük değişimlerle:
Çünkü iyi hissetmek, çoğu zaman daha az yük taşımak demektir.
Yoğun parfümler kısa süreli bir “temiz” hissi verse de evin havasını yorabilir. Daha sade içerikler, özellikle kapalı alanlarda daha konforlu bir atmosfer yaratır.
Yüzeyde film bırakan ürünler bir süre sonra hem dokuyu hem görüntüyü yorar. Doğru oran, iyi durulama ve nazik ekipmanlar çoğu zaman yeterlidir.
Her gün tekrar eden seçimler birikir: daha az atık, daha az gereksiz tüketim… ve daha çok nefes.
Ev ritmini daha sade ve doğayla uyumlu kurmak istersen, şu iki yazı iyi bir başlangıç olabilir:
Belki de “Nihilist Penguen”in bize bu kadar tanıdık gelmesinin sebebi şu: Herkesin bir noktada “Ben nereye gidiyorum?” dediğini hatırlatması. Lindos’un sevdiği cevap ise daha nazik:
Yön kaybettiğinde, doğaya dön. Sadeleş. Nefes al. Evini de zihnini de yormadan yaşa.
Lindos ile temizlik; yalnızca yüzeyleri değil, yaşamın ritmini de hafifleten bir alışkanlığa dönüşür.